İngiltere’de yaklaşık 340 bin kişinin karpal tünel sendromu ile mücadele ettiği tahmin ediliyor. Bu rahatsızlık, el bileğindeki sinirlerin sıkışması sonucu ortaya çıkar ve ağrı, uyuşma, güç kaybı ile karıncalanma gibi belirtilerle günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, son yıllarda bu sendromun görülme sıklığında önemli bir artış yaşandığını belirtiyor. Yapılan bazı araştırmalar, son 20 yılda vakaların yüzde 25 oranında arttığını göstermektedir.
Lancaster Üniversitesi’nden anatomi uzmanı Prof. Dr. Adam Taylor, uzun süre boyunca yanlış pozisyonda telefon tutmanın bilekteki tendonlara baskı yaptığını ifade ediyor. Özellikle bileği sürekli bükerek telefon kullanmanın sinir sıkışmasına yol açabileceği vurgulanıyor. Mart ayında yayımlanan bir araştırmaya göre, yoğun mesajlaşma yapan bireylerde karpal tünel sendromu riski 4 kat artmakta. İki elle uzun süre telefon kullanmanın ise bu riski 7 kat daha artırabileceği belirtiliyor.
Bununla birlikte, uzmanlar riskin yalnızca telefon kullanımına bağlı olmadığını da belirtmektedir. Diyabet, obezite, bilek yaralanmaları, masa başı çalışma alışkanlıkları ve sürekli el kullanımı gerektiren meslekler de bu sendromun gelişme riskini artırabilir. Kadınların bu rahatsızlığa erkeklere oranla yaklaşık 3 kat daha fazla yakalandığı gözlemlenmiştir. Belirtiler genellikle elde uyuşma, gece artan karıncalanma, kavrama güçlüğü ve bilek ağrısı ile kendini gösterir. Uzmanlar, bu tür şikayetlerin uzun sürmesi durumunda mutlaka bir doktora başvurulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Oxford Üniversitesi’nden Prof. Dr. Annina Schmid, erken dönemde yapılacak basit egzersizlerin ve gece kullanılan bilek atellerinin ameliyat ihtiyacını azaltabileceğini ifade etmektedir. Telefon kullanırken bileği düz tutmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak ve sık sık mola vermek, bu sendromun riskini azaltmak için önemli adımlardır.