**
Modern yaşamın getirdiği stres ve düzensiz beslenme alışkanlıkları, mide fıtığını tetikleyebilir. Göğüs yanması ve ağızda acı su gelmesi gibi belirtiler, bu rahatsızlığın habercisi olabilir. Tedavi süreci, hastanın bireysel durumuna göre şekillenir.
Mide fıtığı, tıbbi terimiyle hiatal herni, midenin diyaframdaki açıklıktan göğüs boşluğuna kaymasıyla oluşan bir rahatsızlıktır. Diyafram, göğüs ve karın boşluklarını ayıran kaslı bir yapıdır. Bu bölgede meydana gelen zayıflama, midenin yukarı kaymasına ve mide asidinin yemek borusuna sızmasına neden olabilir. Uzmanlar, bazı reflü vakalarının geçici olabileceğini, ancak mide fıtığına bağlı reflünün daha kalıcı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durum oluşturduğunu belirtmektedir. Küçük fıtıklar genellikle belirti vermezken, büyük fıtıklar önemli rahatsızlıklara yol açabilir.
**MİDE FITIĞININ NEDENLERİ**
Mide fıtığının oluşumunda yaş, obezite, genetik faktörler, kronik stres, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenme gibi etkenler büyük rol oynamaktadır. Hamilelik, ağır yük kaldırma, kronik öksürük, kabızlık ve doğuştan gelen kusurlar da risk faktörlerini artırır. Diyafram kaslarının zayıflaması ve karın içi basıncın artışı, midenin yer değiştirmesini kolaylaştırır. Mide fıtığı yaşayan bireylerde en sık görülen belirtiler arasında ağıza gelen yiyecekler, göğüste yanma hissi, ağızda acı veya ekşi su gelmesi, gece yastığa sıvı gelmesi ve ağız kokusu bulunmaktadır. Bazı hastalar göğüs ağrısı nedeniyle kardiyoloji polikliniklerine başvurup, yapılan tetkikler sonucunda mide fıtığı teşhisi alabilmektedir. Diğer belirtiler ise yutma güçlüğü, boğazda takılma hissi, sık geğirme, şişkinlik, hazımsızlık, ses kısıklığı, kronik öksürük ve sırt ağrısı şeklinde sıralanabilir. Özellikle yemek sonrasında veya yatarken artan şikayetler dikkate alınmalıdır. Tanı koymada endoskopi, baryumlu röntgen, pH izleme ve manometri gibi yöntemler kullanılabilir. Erken tanı, komplikasyon riskini azaltır ve tedaviyi kolaylaştırır.
Mide fıtığının tedavisinde ilk aşama, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisidir. Hastalara, yatmadan en az iki saat önce yemek yememeleri, yastık sayısını artırarak başlarını yukarıda tutmaları, asitli ve gazlı içeceklerden kaçınmaları, tıka basa yemek yememeleri ve yemekle birlikte fazla su içmemeleri önerilmektedir. Sigara bırakmak, kilo vermek, küçük ve sık öğünler tüketmek, stres yönetimi yapmak, kahve, çikolata, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmak büyük fayda sağlayabilir. Eğer ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen şikayetler devam ediyor veya komplikasyon gelişiyorsa, cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilir. Laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar, midenin göğüs boşluğundan karın boşluğuna geri indirilmesini sağlar, diyaframdaki açıklığı daraltır ve yemek borusu ile mide arasındaki kapak mekanizmasını güçlendirir.
Mide fıtığından korunmak için ideal kilo düzeyinin korunması, düzenli egzersiz yapılması, ağır kaldırmaktan kaçınılması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşır. Şikayetleriniz varsa bir gastroenteroloji uzmanına başvurmanız önerilir.