Bitkisel ürünler kanserle savaşı baltalıyor! Bilim uyardı

Kanserle mücadele, modern tıbbın en karmaşık ve multidisipliner alanlarından biri olarak öne çıktı. Bu zorlu süreçte, bitkisel ürünlerin mucizevi bir çözüm sunduğu yönündeki yaygın inanış, bilim dünyasını harekete geçirdi.

Son araştırmalar ve uluslararası uzmanların görüşleri, kanser tedavisinde bitkisel ürünlere bel bağlamanın, hastaları iyileştirmekten çok ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığını ortaya koydu.

Uzmanların bu ürünlerin hekime danışılmadan kullanılmasının tedaviyi baltalayabileceği konusunda hemfikir olduğu bildirildi.

ABD’deki Mayo Clinic’ten onkolog Dr. Timothy Moynihan, bitkisel ürünlerin kanser tedavisindeki rolüne şüpheyle yaklaştı.

Moynihan, “Pazarlanan birçok bitkisel ürün, bilimsel olarak test edilmemiş ve etkinlikleri kanıtlanmamış durumda. Örneğin, zerdeçal veya ısırgan otu gibi popüler takviyeler, kemoterapi ilaçlarının metabolizmasını değiştirerek beklenmedik sonuçlara yol açabiliyor” açıklamasında bulundu.

Dr. Moynihan, hastaların bu tür ürünlere yönelmeden önce mutlaka doktorlarıyla iletişim kurması gerektiğini belirtti.

Journal of Clinical Oncology’nin raporuna göre, bitkisel ürün kullanan kanser hastalarının %15’inde tedavi komplikasyonları gözlemlendi; bu da bilimsel tedavinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

İngiltere’deki King’s College London’dan Prof. Dr. Sarah Berry ise bitkisel ürünlerin masumiyetine dair algının yanıltıcı olduğunu söyledi.

Berry, “Bitkisel ürünler doğal diye zararsız sanılıyor, ancak bazıları karaciğer toksisitesine neden olabilir ya da kanser ilaçlarının emilimini engelleyebilir. Örneğin, greyfurt suyu bile bazı kemoterapi ilaçlarının etkisini artırarak toksik seviyelere ulaşmasına yol açabiliyor” dedi.

Cancer Research dergisinde yayımlanan bir çalışma, bitkisel takviyelerin kanser hastalarında bağışıklık sistemini baskılama riskini %20 artırdığını ve bu durumun enfeksiyonlara karşı savunmasızlığı yükselttiğini ortaya koydu.

Kanser hastalarının bitkisel karışımlara ve çaylara temkinli yaklaşması gerektiği vurgulandı.

Tedavi sırasında hastalar, reklamlarda mucizevi etkiler vaat eden ürünlere kanmamalı. Bu ürünler, ilaçlarla etkileşime girerek tedavinin seyrini olumsuz etkileyebilir ve hatta farklı klinik tablolar ortaya çıkarabilir.

Uzmanlar, kanserle mücadelede bitkisel ürünlerin cazibesine kapılmak yerine, kanıta dayalı tıbbi tedavilere güvenilmesi gerektiği konusunda birleşti.

Dr. Moynihan, “Kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler, yıllarca süren araştırmalarla geliştirildi. Bitkisel ürünler ise genellikle bu titiz süreçten geçmiyor” diyerek hastaları uyardı.

Bilim dünyası, erken teşhis ve doğru tedaviyle kanserin üstesinden gelinebileceğini söylerken, bitkisel ürünlerin bu savaşta bir tuzak olabileceği mesajını net bir şekilde verdi.

Related Posts